Posted by: Ahmet AKSU on: Ekim 1, 2008
Üşüdüğüm Zaman
Üşüdüğüm zaman…
Üşüdüğüm zaman kimin hayaline sokuluyorum zannediyorsun?
Kimin… kimin parmaklarını hissediyorum arasında saçlarımın? ..
Üşüdüğüm zaman…
Üşüdüğüm zaman, katı bir mum gibiyken yani;
tam ortamdan geçen ipin ucunda kim yanıyor titreyerek?
Kim eriyor içimde,
kimm taşıyor benden ve kiimm sıcak gözyaşı damlaları halinde süzülüyor bedenimden? ..
Üşüdüğüm zaman…
Üşüdüğüm zaman bir yandan hayalini bulup ona sokulmaya çalışırken; bir yandan da hayal olup [...]
Posted by: Ahmet AKSU on: Ekim 1, 2008
Söylenemeyen
Ben, sana ne söyleyebildim ki bunca zamandır? ..
Yağmur bırakmadan geçen bulutlar gibiydi zihnimdeki düşünceler;
dilime düşmeyen, sözcüklere dönüşmeyen! ..
Ben, sana ne söyleyebildim ki bunca zamandır? ..
Her zaman fazla oldu söyleyemediklerim, söyleyebildiklerimden! ..
Her zaman; bir bilinmez lisandaki çözülmez şiirleri koklayıp, hissettirmeye çalıştım sana…
Her zaman biraz daha zaman kolladım seslenmek için sana, ve her zaman hayıflandım;
Ben, sana ne [...]
Posted by: Ahmet AKSU on: Ekim 1, 2008
Ben Senin Neyindim?
Ben, senin, neyindim? …
Ben…
Senin…
Neyindim? ..
Ben, neyindim senin;
Unuttum! ..
Ilıcacık bir gündü,
ve terliyor gibi ıslanıyorduk, görünmeyen yağmurda…
Soluk gibi sokuluyordu içimize, havayla karışmış su…
Kaşlarında birikiyordu “yağmayan” yağmur…
En güzeli; kirpik uçlarında parıltılar “top”lanıp, büyüyordu…
Ve kırptıkça gözlerini birbirine karışıyor,
ağırlaşıyor,
asıldıkları tellerden kopup,
kayıyorlardı ıslak teninde,
yüzünün…
Eğilmiştin…
Burnunun üzerinden bir damla atlamıştı boşluğa,
ve ben onu yakalamak istemiş, ama başaramamıştım…
Işık saçarak uçtu havada damla,
ve [...]
Posted by: Ahmet AKSU on: Ekim 1, 2008
Biliyor musun?
Düşler dökülür…
Düşler üşüşür…
Düşler doluşur kulaklarıma gülüşlerinden…
Üstüme yağan düşler ile
Başıma üşüşen düşler ile
Ve içime doluşan düşler ile serpilirim ben,
Bahara dokunmuş bir filiz gibi…
Biliyor musun?
Denizler bile düşlerimin rengidir…
Dalgalar, gülüşlerindir yani düşlerimin üzerinde oynaşan!
Biliyor musun?
Düşler saçılır başıma gülüşlerinden…
Ve düşlere savrulur başım
Tırmanıp gülüşlerine…
Dinlenen bir nefes gibi yayılır kumsalıma,
köpüklü dalgaların…
Bunlar; düşlerimin üzerinde oynaşan
Gülüşlerindir ya, hani adına “dalga” denen…
Biliyor musun?
Bütün [...]
Posted by: Ahmet AKSU on: Ekim 1, 2008
Ardımda Kalan
Hani bütün sesler ayyuka çıkar bazen;
Hani hepsi birden,
Hani hepsi en yüksek perdeden,
Ve hani hepsi kendini paralarcasına…
Kulak zarlarım paralanıyordu sanki!
Kulak zarlarını paralarcasına çığlıklaşan azabın bir adım sonrası,
sessizlik…
Bütün seslerin duyulmaz oluşu…
Veya sessizliğin gürültüsü!
İçim parçalanıyordu sanki!
Ardından, güneş de iniyordu şehrin tepesine, kor halinde bir tepsi gibi gibi…
Şehir pusuyordu;
Sanki topluyordu dalını yaprağını, kuşunu martısını…
Şehir çöküyordu;
Sanki düşüyordu dizlerinin üstüne, [...]
Posted by: Ahmet AKSU on: Ekim 1, 2008
Adını Bilmeden Sevdim
Ben, seni; adını bilmeden sevdim. Ve, “var”lığınla gülüşünü…
Ben seni, yaşını bilmeden, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
Ve, “yar”lığa süzülüşünü.
Ben seni, sesini duymadan sevdim…
Ve duymadan nefesini.
Ben seni adını bilmeden sevdim…
Ama; sevdim!..
Üşüyüşünü sevdim…
Üşüyüşünü sevdim onüçüncü ayın ilk günü;
“Gel, ısıt” deyişini!..
Bekleyişini sevdim beşinci mevsimin gün bitimlerinde, bilerek gelmeyeceğimi…
Akşam alacalarının gönlüne yürüyüşünü sevdim…
Ve, kıpırtısız, karanlığa gömülüşünü sevdim.
Bir de;
“Gel, ışıt” deyişini!..
Ben [...]
Posted by: Ahmet AKSU on: Ekim 1, 2008
Adı Ne; Olmadığın Mevsimin?
Üşüdükçe, uzuyor gece…
Sis çöküyor içime! ..
Uzadıkça, üzüyor gece! ..
Mevsimleer, dökülüyor kurşun rengi ağaçlardan; kavruk sarı! ..
Topraktan kök… Ve çeneden diş sökülür gibi koptu elin avucumdan;
bir beyaz güvercin gibi oturuyorken parmaklarımın arasında! ..
Böceklere terkedilmiş yuvalar gibi, şimdi boomboş avuçlarım…
Korkuyorum;
İçime bakmaktan!
Sen olsaydın, ne koyardın yokluğunun adını? ..
Üşüdükçe, uzuyor gece…
Üzüyor üşüdükçe ve içimi sis bastıkça,
hatırlıyorum; [...]
Posted by: Ahmet AKSU on: Ekim 1, 2008
“Hâlâ”dır Aradığın!..
Sana kırgın olmak isterdim zaman zaman… Sana kırgın olmayı hakedecek kadar hukukum olmasını yani üstünde!
Ve; “Unuttuğumu zannetme” diyemeyeceğin mesafelerde olmak isterdim sana…
Yani; beni “unutma ihtimalinin” bile olamayacağı mesafelerde!
Bilirim, seversin beni.
“Bilirim” sadece, çünkü öyle söylersin!..
Ama soluyamam… Ama dokunamam… Ama yaşayamam…
Bilirim, seversin beni;
Odandaki lambanın açma anahtarına iliştirdiğin bir kartpostal gibi!..
Ben, güze bakan ağaçlar gibi meyvelerimi dökmeye [...]
Posted by: Ahmet AKSU on: Ekim 1, 2008
“Hâlâ”dır Aradığın!..
Sana kırgın olmak isterdim zaman zaman… Sana kırgın olmayı hakedecek kadar hukukum olmasını yani üstünde!
Ve; “Unuttuğumu zannetme” diyemeyeceğin mesafelerde olmak isterdim sana…
Yani; beni “unutma ihtimalinin” bile olamayacağı mesafelerde!
Bilirim, seversin beni.
“Bilirim” sadece, çünkü öyle söylersin!..
Ama soluyamam… Ama dokunamam… Ama yaşayamam…
Bilirim, seversin beni;
Odandaki lambanın açma anahtarına iliştirdiğin bir kartpostal gibi!..
Ben, güze bakan ağaçlar gibi meyvelerimi dökmeye [...]
Posted by: Ahmet AKSU on: Ekim 1, 2008
Küfrüm Edebimi Aştı Bu Gece
Sen benim gözümde bir hiçsin artık,
Nefretim aşkımı aştı bu gece
Bugün ki sözlerin söz müydü artik
Son sözün sabrimi asti bu gece
Kolayca bitsin bu diyemedin de
Salladin savurdun basiretsizce
Hiç mi ders almadin onca gezdik de
Yagmurun rahmeti asti bu gece
Yürümeyen neydi, iliskimiz mi?
Günüm bombos deyisimiz mi?
Sensiz yasayamam çeliskimiz mi?
Yalanin dogrunu asti bu gece
Evlenmek hayali [...]
Son Yorumlar